Simple Present Tense (GENİŞ ZAMAN)
Kullanım Alanları ve Kullanımı
1-Simple present tense / geniş zaman, sürekli yapılan veya alışkanlık haline gelmiş eylemleri anlatırken kullanılır. 2-Genel geçer doğruları ve bilimsel olayları anlatırken kullanılır. 3-Bir tarifeye veya bir zaman çizelgesine göre gerçekleşen, önceden programlanmış olayları anlatırken kullanılır.
EXAMPLES
My teacher sometimes forgets his keys. > Ögretmenim bazen anahtarlarını unutur. The sudents wear their uniform. > Öğrenciler formalarını giyerler. I rarely play chess. > Ben nadiren santranç oynarım. They never meet the your enemies. > Onlar senin düşmanlarınla hiç buluşmazlar. She cleans the kitchen. > O mutfağı temizler. They sleep for three hours every day. > Onlar her gün üç saat uyurlar. She wakes up at 9 o’clok. > O saat 9da uyanır. She gets the school at 11 o’clock. > O saat 11 de okula gider. She goes to school by bus. > O okula otobüsle gider. Her friends walks to school. > Onun arkadaşları okula yürür. David doesn’t watch horror films. > David korku filmi seyretmez. Artesia doesn’t like playing in kindergarden. > Artesia anaokulunda oynamayı sevmez. We don’t do our homework on Mondays. > Biz odevimizi pazartesi günleri yapmayız. I don’t wash the dishes. > Ben bulaşıkları yıkamam. The baby doesn’t cry when she wakes up. > Bebek uyandığında ağlamaz. Our teacher doesn’t speak four languages. > Öğretmenimiz 4 dil konuşmaz. He doesn’t know how to cook. > O yemek yapmayı bilmez. My sister doesn’t drink milk. > Benim kızkardeşim süt içmez. Frank doesn’t sent much money. > Frank çok fazla para göndermez. Rizzoli doesn’t make a cake everyday. > Rizzoli her gün kek yapmaz.
PRESENT CONTİNUOUS TENSE(ŞİMDİKİ ZAMAN)
Kullanım Alanları ve Kullanımı
1-Konuşma anında gerçekleşen olaylardan bahsederken kullanılır. 2-Geçici durumlardan bahsederken kullanılır. 3-Yakın zamanda yapılacak planlanmış işlerden bahsederken kullanılır. 4-Sürekli değişen ve gelişen durumlardan bahsederken kullanılır. 5-Bu zaman konuşma anında devam etmekte olan eylemler için kullanılır. Bu eylem bir süredir yapılmakta olan ama konuşma anında yapılmamakta olan bir olay da olabilir. (+) POSİTİVE
EXAMPLES
TikTok is growing fast in the recent months. > TikTok son aylarda hızlı büyüyor. I’m going to London for a job interview. > Londra’ya bir iş görüşmesi için gidiyorum. Shops are closing down due to COVID-19. > Mağazalar COVID-19 sebebiyle kapanıyor. Leaves are fading, fall is here. > Yapraklar soluyor, sonbahar geldi. LAPD is arresting the ones who involved in this. > LAPD bu işe karışanları tutukluyor. He is driving so fast, I’m nervous. > Çok hızlı sürüyor, gerginim. Cuba is sending their doctors to Italy. > Küba, doktorlarını İtalya’ya gönderiyor. Moussa is working at weekends. > Moussa haftasonları çalışıyor. I am not sleeping > Uyumuyorum They are not arguing > Tartışmıyorlar. We are not discussing the situation > Durumu tartışmıyoruz. Bedirhan is not running > Bedirhan koşmuyor. You are not even trying > Denemiyorsun bile. I am not talking to you > Seninle konuşmuyorum. Why aren’t you doing your homework? > Niye ödevini yapmıyorsun? What are you doing? > Ne yapıyorsun? What do you think about the new English teacher? > Yeni İngilizce öğretmeni hakkında ne düşünüyorsun?
SIMPLE PAST TENSE (GEÇMİŞ ZAMAN)
Kullanım Alanları ve Kullanımı
1-Geçmiş zamanda kesin belirli bir tarihte yapılan eylemlerde 2-Geçmiş zamanda esnek olarak belirli bir tarihte yapılan eylemlerde 3-Geçmiş zamanda tekrarlanarak yapılan eylemlerde (+) POSİTİVE
WAS/WERE
Kullanım Alanları ve Kullanımı
1-Geçmişle alakalı bir durum veya konum anlatılırken 2-Geçmiş bir zamanla ilgili konuşurken 3-Past continuous tense içerisinde yardımcı fiil olarak asıl fiil ile beraber 4-Dilek kipi olarak if ya da wish kalıplarının geçtiği cümlelerde (+) POSİTİVEEXAMPLES
Mustafa Kemal founded modern Turkish Republic. > Mustafa Kemal, modern Türk Cumhuriyeti’ni kurdu. My mom sewed it for your birthday. > Annem onu senin doğum günün için dikti. This building served as a factory 50 years ago. > Bu bina 50 yıl önce fabrika olarak hizmet veriyordu. Apple announced their new iPhone today. > Apple bugün yeni iPhone’unu duyurdu. Netflix became the most popular streaming service. > Netflix en popüler anlık yayın servisi oldu. I spent the day in bed yesterday. > Dün, günü yatakta geçirdim. He learnt English very quickly. > İngilizce’yi çok hızlı öğrendi. She shot these photos for my magazine. > Bu fotoğrafları dergim için çekti. His dog run away from home today. > Köpeği bugün evden kaçtı. I didn’t sleep yesterday. > Dün uyumadım We didn’t goto the cinema last week. > Geçen hafta sinemaya gitmedik He didn’t play chess with me. > O benimle satranç oynamadı I didn’t renovate this house for my grandparents. > Bu evi büyükannem ve büyükbabam için yenilemedim. Did you forget your identity card at the office? > Sen kimlik kartını ofiste mi unuttun? Did he shake your hand yesterday? > O dün seninle tokalaştı mı? Did you camp at Olympos last summer? > Geçen yaz Olimpos’ta kamp kurdunuz mu? Did they read the news about global warming? > Küresel ısınma hakkındaki haberleri okudular mı? My baby was born today. > Bebeğim bugün doğdu. I was not hungry but I ate a hamburger. > Aç değildim ama bir hamburger yedim. When I came, you were not in İzmir. > Ben geldiğimde sen İzmir’de değildin. She was not tired but she slept early.> O yorgun değildi ama erken uyudu. Where were you last night? > Dün gece neredeydin? When was the last time you were home? > En son ne zaman evdeydin? How was the weather yesterday? > Dün hava nasıldı?
FUTURE TENSE (GELECEK ZAMAN)
Kullanım Alanları ve Kullanımı
1-Future Tense ile kurulan cümlelerde herhangi bir planlama ya da niyet söz konusu değildir 2-Konuşma sırasında gelecekle ilgili ani bir karar verildiğinde will yardımcı fiili kullanılır. 3-Gelecek ile ilgili tahminde bulunurken, ümit ederken ya da endişe duyarken gelecek zaman eki kullanılır. 2'YE AYRILIR;
1-Be Going To (Planlanmış Gelecek)
(+) POSİTİVE2-Will (Planlanmamış Gelecek)
(+) POSİTİVESHALL
Kullanım Alanları ve Kullanımı
1-I ve we öznesi ile will gibi gelecekle ilgili konuşurken kullanılabilir, fakat will daha yaygındır. Shall , will gibi I’ll, we’ll olarak kısaltılabilir. 2-Yapayım mı edeyim mi anlamında teklif veya tavsiye anlamında kullanılabilir. 3-Tüm öznelerle güçlü bir niyeti veya beklentiyi ifade etmek için kullanılabilir. (+) POSİTİVEEXAMPLES
I will paint my house next week. > Ben gelecek hafta evimi boyayacağım. You will forget me next year. > Sen beni seneye unutacaksın. My sister will sing in the rain. > Kız kardeşim yağmurda şarkı söyleyecek. They will write letters to their friends after school. > Onlar okuldan sonra arkadaşlarına mektup yazacaklar. He will write to you tomorrow. > O, size yarın yazacak. She will see her aunt on Thursday. > O, halasını perşembe günü görecek. We will go to Ankara next month. > Biz gelecek ay Ankara’ya gideceğiz. You will have a holiday in the Summer. > Sizin yazın tatiliniz olacak. He won’t go to the party because he needs to finish the homework for his English class. > O, partiye gitmeyecek çünkü onun İngilizce dersi için ödevini bitirmesi gerekiyor. They won’t attend the meeting tomorrow. > Onlar yarın toplantıya katılmayacaklar. Will you be in class tomorrow? > Sen yarın sınıfta olacak mısın? “When will I find the love of my dreams?” sighed Snow White. > “Ben ne zaman hayallerimin aşkını bulacağım?” diye iç çekti Pamuk Prense You are going to be a famous artist some day. > Sen bir gün ünlü bir ressam olacaksın. She will be very happy when she finds out the truth. > O, gerçeği öğrendiğinde çok mutlu olacak. How old will he be next month? > O, gelecek ay kaç yaşında olacak.
Team
We Are Strong Together !
Fatih BİLGİN
Sümeyye BULUT
Muhammed Ali TEDİK
Mişanur GÖKAYDIN
