WE ARE

LEARNING

ENGLİSH!

Simple Present Tense (GENİŞ ZAMAN)

Kullanım Alanları ve Kullanımı

1-Simple present tense / geniş zaman, sürekli yapılan veya alışkanlık haline gelmiş eylemleri anlatırken kullanılır.
2-Genel geçer doğruları ve bilimsel olayları anlatırken kullanılır.

3-Bir tarifeye veya bir zaman çizelgesine göre gerçekleşen, önceden programlanmış olayları anlatırken kullanılır.

(+) POSITIVE

Subject(I,You,We,They) + V1 + Object

I play football > Futbol oynarım.

You speak Turkish > Türkçe konuşursun.

We like math. > Matematiği severiz.

They do their homework. > Onlar ödevlerini yaparlar.

Subject(He,She,It) + Vs + Object

He does his homework. > O ödevini yapar.

She studies English. > O İngilizce çalışır.

It drinks milk. > O süt içer.


(-) NEGATİVE

Subject(I,You,We,They) + Don't + V1 + Object

I don’t play football. > Ben futbol oynamam.

You don’t speak Turkish. > Türkçe konuşmazsın.

We don’t like math. > Matematiği sevmeyiz.

They don’t do their homework. > Onlar ödevlerini yapmazlar.

Subject(He,She,It) + Doesn't + V1 + Object

He doesn’t do his homework. > O ödevini yapmaz.

She doesn’t study English. > O İngilizce çalışmaz.

It doesn’t drink milk. > O süt içmez.


(?) QUESTION

Do + Subject(I,You,We,They) + V1 + Object ?

Do I play football? > Ben futbol oynar mıyım?

Do you speak Turkish? > Türkçe konuşur musun?

Do we like Maths? > Matematiği sever miyiz?

Do they do their homework? > Onlar ödevlerini yaparlar mı?

Does + Subject(He,She,It) + V1 + Object ?

Does he do his homework? > O ödevini yapar mı?

Does she study English? > O İngilizce çalışır mı?

Does it drink milk? > O süt içer mi?

Yes, ( I / you / we / they) do.
No, (I / you / we / they) don’t.
Yes, (he / she / it) does .
No , (he / she / it) doesn’t.

EXAMPLES

My teacher sometimes forgets his keys. > Ögretmenim bazen anahtarlarını unutur.

The sudents wear their uniform. > Öğrenciler formalarını giyerler.

I rarely play chess. > Ben nadiren santranç oynarım.

They never meet the your enemies. > Onlar senin düşmanlarınla hiç buluşmazlar.

She cleans the kitchen. > O mutfağı temizler.

They sleep for three hours every day. > Onlar her gün üç saat uyurlar.

She wakes up at 9 o’clok. > O saat 9da uyanır.

She gets the school at 11 o’clock. > O saat 11 de okula gider.

She goes to school by bus. > O okula otobüsle gider.

Her friends walks to school. > Onun arkadaşları okula yürür.

David doesn’t watch horror films. > David korku filmi seyretmez.

Artesia doesn’t like playing in kindergarden. > Artesia anaokulunda oynamayı sevmez.

We don’t do our homework on Mondays. > Biz odevimizi pazartesi günleri yapmayız.

I don’t wash the dishes. > Ben bulaşıkları yıkamam.

The baby doesn’t cry when she wakes up. > Bebek uyandığında ağlamaz.

Our teacher doesn’t speak four languages. > Öğretmenimiz 4 dil konuşmaz.

He doesn’t know how to cook. > O yemek yapmayı bilmez.

My sister doesn’t drink milk. > Benim kızkardeşim süt içmez.

Frank doesn’t sent much money. > Frank çok fazla para göndermez.

Rizzoli doesn’t make a cake everyday. > Rizzoli her gün kek yapmaz.


After Subject Present Continuous Tense >>>>

PRESENT CONTİNUOUS TENSE(ŞİMDİKİ ZAMAN)

Kullanım Alanları ve Kullanımı

1-Konuşma anında gerçekleşen olaylardan bahsederken kullanılır.
2-Geçici durumlardan bahsederken kullanılır.
3-Yakın zamanda yapılacak planlanmış işlerden bahsederken kullanılır.
4-Sürekli değişen ve gelişen durumlardan bahsederken kullanılır.
5-Bu zaman konuşma anında devam etmekte olan eylemler için kullanılır. Bu eylem bir süredir yapılmakta olan ama konuşma anında yapılmamakta olan bir olay da olabilir.


(+) POSİTİVE

Subject(I,You,We,They,He,She,It) + Be (Am,Is,Are) + Ving + Object

My friend is studying really hard for her exams this week. > Benim arkadaşım bu hafta sınavları için çok çalışıyor.

I am reading a really interesting book now. > Ben şimdi gerçekten ilginç bir kitap okuyorum.

I am seeing my dentist on Wednesday. > Ben Çarşamba günü dişçimi görüyorum.

Polly is coming for dinner tomorrow. > Polly yarın akşam yemeğine geliyor.


(-) NEGATIVE

Subject(I,You,We,They,He,She,It) + Be (Am Not,Isn't,Aren't) + Ving + Object

We aren’t going on holiday next week. > Biz gelecek hafta tatile gitmiyoruz.

My brother isn’t eating with us tonight. > Benim kardeşim bu akşam bizimle yemiyor.

My cousins aren’t going to France this year.They’re going to Thailand. > Benim kuzenlerim bu yıl Fransa’ya gitmiyorlar. Tayland’a gidiyorlar.

I’m not buying a pencil. > Ben bir kalem almıyorum.


(?) QUESTION

Be(Am,Is,Are) + Subject(I,You,We,They,He,She,It) + Ving + Object?

Is she arguing?-No she isn't. > O tartışıyor mu?

Is she dreaming about a holiday? -No she isn't. > O bir tatilin hayalini mi kuruyor?

Are they looking the pictures?-Yes they are. > Onlar resimlere mi bakıyor?

Are they going to a movie theater?-No they aren't. > Onlar sinemaya mı gidiyor?

EXAMPLES


TikTok is growing fast in the recent months. > TikTok son aylarda hızlı büyüyor.

I’m going to London for a job interview. > Londra’ya bir iş görüşmesi için gidiyorum.

Shops are closing down due to COVID-19. > Mağazalar COVID-19 sebebiyle kapanıyor.

Leaves are fading, fall is here. > Yapraklar soluyor, sonbahar geldi.

LAPD is arresting the ones who involved in this. > LAPD bu işe karışanları tutukluyor.

He is driving so fast, I’m nervous. > Çok hızlı sürüyor, gerginim.

Cuba is sending their doctors to Italy. > Küba, doktorlarını İtalya’ya gönderiyor.

Moussa is working at weekends. > Moussa haftasonları çalışıyor.

I am not sleeping > Uyumuyorum

They are not arguing > Tartışmıyorlar.

We are not discussing the situation > Durumu tartışmıyoruz.

Bedirhan is not running > Bedirhan koşmuyor.

You are not even trying > Denemiyorsun bile.

I am not talking to you > Seninle konuşmuyorum.

Why aren’t you doing your homework? > Niye ödevini yapmıyorsun?

What are you doing? > Ne yapıyorsun?

What do you think about the new English teacher? > Yeni İngilizce öğretmeni hakkında ne düşünüyorsun?

SIMPLE PAST TENSE (GEÇMİŞ ZAMAN)

Kullanım Alanları ve Kullanımı

1-Geçmiş zamanda kesin belirli bir tarihte yapılan eylemlerde
2-Geçmiş zamanda esnek olarak belirli bir tarihte yapılan eylemlerde
3-Geçmiş zamanda tekrarlanarak yapılan eylemlerde


(+) POSİTİVE

Subject(I,You,We,They,He,She,It) + V2 + Object

I was ill last week. > Geçen hafta hastaydım

They were students last year. > Geçen yıl öğrenciydiler

We ate cihcken yesterday. > Dün tavuk yedik

I forgot my key. > Anahtarımı unuttum


(-) NEGATIVE

Subject(I,You,We,They,He,She,It) + Didn't + V1 + Object

I din’t spend the day in bed yesterday. > Dün, günü yatakta geçirmedim.

He didn’t learn English very quickly. > İngilizce’yi çok hızlı öğrenmedi.

She didn’t shot these photos for my magazine. > Bu fotoğrafları dergim için çekmedi.

His dog didn’t run away from home today. > Köpeği bugün evden kaçmadı.


(?) QUESTION

Did + Subject(I,You,We,They,He,She,It) + V1+ Object?

Did you study English for exam? > Sınav için İngilizceye çalıştın mı?

Did he swim in the swimming pool? > O yüzme havuzunda yüzdü mü?

Did you washes the dishes? > Bulaşıkları yıkadın mı?

Did they go to the doctor? > Doktora gittiler mi?


WAS/WERE


Kullanım Alanları ve Kullanımı

1-Geçmişle alakalı bir durum veya konum anlatılırken
2-Geçmiş bir zamanla ilgili konuşurken
3-Past continuous tense içerisinde yardımcı fiil olarak asıl fiil ile beraber
4-Dilek kipi olarak if ya da wish kalıplarının geçtiği cümlelerde


(+) POSİTİVE

Subject(I,He,She,It) + Was + Object

She was the hardest student in her class last semester. > O geçen sömestr sınıfının en çalışkan öğrencisiydi.

I was in Paris last month. > Geçen ay Paris’teydim.

She was once the president of the foundation. > Bir zamanlar vakfın başkanı oydu.

He was a very sporty man 20 years ago. > 20 yıl önce o çok sportif bir adamdı.


(-) NEGATIVE

Subject(I,He,She,It) + Wasn't + Object

The box was not safe. > Kutu güvenli değildi.

The weather was not rainy. > Hava yağmurlu değildi.

She was not helpful. > O yardımsever değildi.

She wasn’t at the football match. > Futbol maçında değildi.


(?) QUESTION

Was + Subject(I,He,She,It) + Object?

Was she happy for the results? > Sonuçlardan dolayı mutlu muydu?

What was her mother’s name? > Annesinin ismi neydi?

Where was the cinema? > Sinema neredeydi?

Was she at home? > O evde miydi?


(+) POSİTİVE

Subject(You,We,They) + Were + Object

They were lazy. > Onlar tembeldiler.

They were at the beach. > Onlar sahildeydi.

We were unexperienced. > Deneyimsizdik.

Their dresses were very colorful. > Elbiseleri çok renkliydi.


(-) NEGATIVE

Subject(You,We,They) + Weren't + Object

My friends weren’t bored. > Arkadaşlarım sıkıcı değildi.

They were not at the cinema. > Onlar sinemada değildi. Onlar sinemada değildi

They weren’t at the high school. > Onlar lisede değildi.

They were not happy. > Onlar mutlu değildi.


(?) QUESTION

Were + Subject(You,We,They) + Object?

Were they painters ? > Onlar resimci miydiler?

Were they at the their uncle’s house? > Amcalarının evinde miydiler?

Were they at the cinema? > Sinemada mıydılar?

Where were the keys? > Anahtarlar neredeydi?

EXAMPLES


Mustafa Kemal founded modern Turkish Republic. > Mustafa Kemal, modern Türk Cumhuriyeti’ni kurdu.

My mom sewed it for your birthday. > Annem onu senin doğum günün için dikti.

This building served as a factory 50 years ago. > Bu bina 50 yıl önce fabrika olarak hizmet veriyordu.

Apple announced their new iPhone today. > Apple bugün yeni iPhone’unu duyurdu.

Netflix became the most popular streaming service. > Netflix en popüler anlık yayın servisi oldu.

I spent the day in bed yesterday. > Dün, günü yatakta geçirdim.

He learnt English very quickly. > İngilizce’yi çok hızlı öğrendi.

She shot these photos for my magazine. > Bu fotoğrafları dergim için çekti.

His dog run away from home today. > Köpeği bugün evden kaçtı.

I didn’t sleep yesterday. > Dün uyumadım

We didn’t goto the cinema last week. > Geçen hafta sinemaya gitmedik

He didn’t play chess with me. > O benimle satranç oynamadı

I didn’t renovate this house for my grandparents. > Bu evi büyükannem ve büyükbabam için yenilemedim.

Did you forget your identity card at the office? > Sen kimlik kartını ofiste mi unuttun?

Did he shake your hand yesterday? > O dün seninle tokalaştı mı?

Did you camp at Olympos last summer? > Geçen yaz Olimpos’ta kamp kurdunuz mu?

Did they read the news about global warming? > Küresel ısınma hakkındaki haberleri okudular mı?

My baby was born today. > Bebeğim bugün doğdu.

I was not hungry but I ate a hamburger. > Aç değildim ama bir hamburger yedim.

When I came, you were not in İzmir. > Ben geldiğimde sen İzmir’de değildin.

She was not tired but she slept early.> O yorgun değildi ama erken uyudu.

Where were you last night? > Dün gece neredeydin?

When was the last time you were home? > En son ne zaman evdeydin?

How was the weather yesterday? > Dün hava nasıldı?

FUTURE TENSE (GELECEK ZAMAN)

Kullanım Alanları ve Kullanımı

1-Future Tense ile kurulan cümlelerde herhangi bir planlama ya da niyet söz konusu değildir
2-Konuşma sırasında gelecekle ilgili ani bir karar verildiğinde will yardımcı fiili kullanılır.
3-Gelecek ile ilgili tahminde bulunurken, ümit ederken ya da endişe duyarken gelecek zaman eki kullanılır.

2'YE AYRILIR;

1-Be Going To (Planlanmış Gelecek)


(+) POSİTİVE

Subject(I,You,We,They,He,She,It) + Be(Am,Is,Are)+ Going To + V1 + Object

I’m going to play football this afternoon. > Bu hafta sonu futbol oynayacağım

We’re going to have a meeting next week. > Gelecek hafta toplantı yapacağız

He’s going to study medicine at university. > Üniversitede tıp okuyacak

I am going to stay with you. > Seninle kalacağım


(-) NEGATIVE

Subject(I,You,We,They,He,She,It) + Am,Is,Are not + Going To + V1 + Object

I’m not going to go with you. > Seninle gitmeyeceğim

My father isn’t going to buy a new car. > Babam yeni bir araba almayacak

They aren’t going to stay at a hotel on holiday. > Tatilde otelde kalmayacaklar

I am not going to eat lunch. > Öğle yemeği yemeyeceğim


(?) QUESTION

Be(Am,Is,Are) + Subject(I,You,We,They,He,She,It)+ Going To + V1 + Object

Are you going to attend the conference? Yes, I am. / B: No, I’m not. > Konferansa katılacak mısın?

Is Sue going to have a party? B: Yes, she is. / B: No, she isn’t. > Sue parti verecek mi?

What are you going to do this weekend? > Bu hafta sonu ne yapacaksınız?

How long are you going to stay? > Ne kadar kalacaksınız?


2-Will (Planlanmamış Gelecek)



(+) POSİTİVE

Subject(I,You,We,They,He,She,It) + Will+ V1 + Object

I will see you tomorrow. > Ben seni yarın göreceğim.

I will go to Marmaris next week. > Ben gelecek hafta Marmaris’e gideceğim.

You will miss me in future. > Sen gelecekte beni özleyeceksin.

They will come here tonight. > Onlar bu akşam buraya gelecekler.


(-) NEGATIVE

Subject(I,You,We,They,He,She,It) + Won't+ V1 + Object

I won’t wear my suit. > Ben takım elbisemi giymeyeceğim.

They will not give you a gift. > Onlar sana hediye vermeyecekler.

My mother will not go shopping tomorrow. > Annem yarın alışverişe gitmeyecek.

I hope you will not be disappointed. > Ben umarım, sen hayal kırıklığına uğramayacaksın.


(?) QUESTION

Will + Subject(I,You,We,They,He,She,It) + V1 + Object

Will your father quit smoking? > Baban sigarayı bırakacak mı?

Will they help to their mother? > Onlar annelerine yardım edecekler mi?

Will you sign up in Facebook? > Sen Facebook’a kayıt olacak mısın?


SHALL

Kullanım Alanları ve Kullanımı

1-I ve we öznesi ile will gibi gelecekle ilgili konuşurken kullanılabilir, fakat will daha yaygındır. Shall , will gibi I’ll, we’ll olarak kısaltılabilir.
2-Yapayım mı edeyim mi anlamında teklif veya tavsiye anlamında kullanılabilir.
3-Tüm öznelerle güçlü bir niyeti veya beklentiyi ifade etmek için kullanılabilir.


(+) POSİTİVE

Subject(I,You,We,They,He,She,It) + Shall + V1 + Object

I shall go to the cinema tomorrow. > Yarın sinemaya gideceğim.

We shall go for a picnic next weekend. > Gelecek haftasonu pikniğe gideceğiz.

They shall swim next summer. > Gelecek yaz yüzecekler.

We shall play basketball in the afternoon. > Öğleden sonra basketbol oynayacağız.


(-) NEGATIVE

Subject(I,You,We,They,He,She,It) + shan’t + V1 + Object

They shan’t go to Didim next year. > Gelecek yıl Didim’e gitmeyecekler.

She shan’t stay for 2 weeks. > İki hafta kalmayacak.


(?) QUESTION

Shall + Subject(I,We) + V1 + Object

Shall we play computer games? Yes, we shall. > Bilgisayar oyunu oynayalım mı? Evet oynayalım.

Shall we go to the theatre? No, we shan’t. > Tiyatroya gidelim mi? Hayır gitmeyelim.

Where shall we go ? We can go to the cafe. > Nereye gidelim? Kafeye gidebiliriz.


EXAMPLES

I will paint my house next week. > Ben gelecek hafta evimi boyayacağım.

You will forget me next year. > Sen beni seneye unutacaksın.

My sister will sing in the rain. > Kız kardeşim yağmurda şarkı söyleyecek.

They will write letters to their friends after school. > Onlar okuldan sonra arkadaşlarına mektup yazacaklar.

He will write to you tomorrow. > O, size yarın yazacak.

She will see her aunt on Thursday. > O, halasını perşembe günü görecek.

We will go to Ankara next month. > Biz gelecek ay Ankara’ya gideceğiz.

You will have a holiday in the Summer. > Sizin yazın tatiliniz olacak.

He won’t go to the party because he needs to finish the homework for his English class. > O, partiye gitmeyecek çünkü onun İngilizce dersi için ödevini bitirmesi gerekiyor.

They won’t attend the meeting tomorrow. > Onlar yarın toplantıya katılmayacaklar.

Will you be in class tomorrow? > Sen yarın sınıfta olacak mısın?

“When will I find the love of my dreams?” sighed Snow White. > “Ben ne zaman hayallerimin aşkını bulacağım?” diye iç çekti Pamuk Prense

You are going to be a famous artist some day. > Sen bir gün ünlü bir ressam olacaksın.

She will be very happy when she finds out the truth. > O, gerçeği öğrendiğinde çok mutlu olacak.

How old will he be next month? > O, gelecek ay kaç yaşında olacak.

Team

We Are Strong Together !

Fatih BİLGİN

Sümeyye BULUT

Muhammed Ali TEDİK

Mişanur GÖKAYDIN

Bahadır GEMİCİOĞLU

English

WE ARE

LEARNING

ENGLİSH!

Simple Present Tense (GENİŞ ZAMAN)

Kullanım Alanları ve Kullanımı

1-Simple present tense / geniş zaman, sürekli yapılan veya alışkanlık haline gelmiş eylemleri anlatırken kullanılır.
2-Genel geçer doğruları ve bilimsel olayları anlatırken kullanılır.

3-Bir tarifeye veya bir zaman çizelgesine göre gerçekleşen, önceden programlanmış olayları anlatırken kullanılır.

(+) POSITIVE

Subject(I,You,We,They) + V1 + Object

I play football > Futbol oynarım.

You speak Turkish > Türkçe konuşursun.

We like math. > Matematiği severiz.

They do their homework. > Onlar ödevlerini yaparlar.

Subject(He,She,It) + Vs + Object

He does his homework. > O ödevini yapar.

She studies English. > O İngilizce çalışır.

It drinks milk. > O süt içer.


(-) NEGATİVE

Subject(I,You,We,They) + Don't + V1 + Object

I don’t play football. > Ben futbol oynamam.

You don’t speak Turkish. > Türkçe konuşmazsın.

We don’t like math. > Matematiği sevmeyiz.

They don’t do their homework. > Onlar ödevlerini yapmazlar.

Subject(He,She,It) + Doesn't + V1 + Object

He doesn’t do his homework. > O ödevini yapmaz.

She doesn’t study English. > O İngilizce çalışmaz.

It doesn’t drink milk. > O süt içmez.


(?) QUESTION

Do + Subject(I,You,We,They) + V1 + Object ?

Do I play football? > Ben futbol oynar mıyım?

Do you speak Turkish? > Türkçe konuşur musun?

Do we like Maths? > Matematiği sever miyiz?

Do they do their homework? > Onlar ödevlerini yaparlar mı?

Does + Subject(He,She,It) + V1 + Object ?

Does he do his homework? > O ödevini yapar mı?

Does she study English? > O İngilizce çalışır mı?

Does it drink milk? > O süt içer mi?

Yes, ( I / you / we / they) do.
No, (I / you / we / they) don’t.
Yes, (he / she / it) does .
No , (he / she / it) doesn’t.

EXAMPLES

My teacher sometimes forgets his keys. > Ögretmenim bazen anahtarlarını unutur.

The sudents wear their uniform. > Öğrenciler formalarını giyerler.

I rarely play chess. > Ben nadiren santranç oynarım.

They never meet the your enemies. > Onlar senin düşmanlarınla hiç buluşmazlar.

She cleans the kitchen. > O mutfağı temizler.

They sleep for three hours every day. > Onlar her gün üç saat uyurlar.

She wakes up at 9 o’clok. > O saat 9da uyanır.

She gets the school at 11 o’clock. > O saat 11 de okula gider.

She goes to school by bus. > O okula otobüsle gider.

Her friends walks to school. > Onun arkadaşları okula yürür.

David doesn’t watch horror films. > David korku filmi seyretmez.

Artesia doesn’t like playing in kindergarden. > Artesia anaokulunda oynamayı sevmez.

We don’t do our homework on Mondays. > Biz odevimizi pazartesi günleri yapmayız.

I don’t wash the dishes. > Ben bulaşıkları yıkamam.

The baby doesn’t cry when she wakes up. > Bebek uyandığında ağlamaz.

Our teacher doesn’t speak four languages. > Öğretmenimiz 4 dil konuşmaz.

He doesn’t know how to cook. > O yemek yapmayı bilmez.

My sister doesn’t drink milk. > Benim kızkardeşim süt içmez.

Frank doesn’t sent much money. > Frank çok fazla para göndermez.

Rizzoli doesn’t make a cake everyday. > Rizzoli her gün kek yapmaz.


After Subject Present Continuous Tense >>>>

PRESENT CONTİNUOUS TENSE(ŞİMDİKİ ZAMAN)

Kullanım Alanları ve Kullanımı

1-Konuşma anında gerçekleşen olaylardan bahsederken kullanılır.
2-Geçici durumlardan bahsederken kullanılır.
3-Yakın zamanda yapılacak planlanmış işlerden bahsederken kullanılır.
4-Sürekli değişen ve gelişen durumlardan bahsederken kullanılır.
5-Bu zaman konuşma anında devam etmekte olan eylemler için kullanılır. Bu eylem bir süredir yapılmakta olan ama konuşma anında yapılmamakta olan bir olay da olabilir.


(+) POSİTİVE

Subject(I,You,We,They,He,She,It) + Be (Am,Is,Are) + Ving + Object

My friend is studying really hard for her exams this week. > Benim arkadaşım bu hafta sınavları için çok çalışıyor.

I am reading a really interesting book now. > Ben şimdi gerçekten ilginç bir kitap okuyorum.

I am seeing my dentist on Wednesday. > Ben Çarşamba günü dişçimi görüyorum.

Polly is coming for dinner tomorrow. > Polly yarın akşam yemeğine geliyor.


(-) NEGATIVE

Subject(I,You,We,They,He,She,It) + Be (Am Not,Isn't,Aren't) + Ving + Object

We aren’t going on holiday next week. > Biz gelecek hafta tatile gitmiyoruz.

My brother isn’t eating with us tonight. > Benim kardeşim bu akşam bizimle yemiyor.

My cousins aren’t going to France this year.They’re going to Thailand. > Benim kuzenlerim bu yıl Fransa’ya gitmiyorlar. Tayland’a gidiyorlar.

I’m not buying a pencil. > Ben bir kalem almıyorum.


(?) QUESTION

Be(Am,Is,Are) + Subject(I,You,We,They,He,She,It) + Ving + Object?

Is she arguing?-No she isn't. > O tartışıyor mu?

Is she dreaming about a holiday? -No she isn't. > O bir tatilin hayalini mi kuruyor?

Are they looking the pictures?-Yes they are. > Onlar resimlere mi bakıyor?

Are they going to a movie theater?-No they aren't. > Onlar sinemaya mı gidiyor?

EXAMPLES


TikTok is growing fast in the recent months. > TikTok son aylarda hızlı büyüyor.

I’m going to London for a job interview. > Londra’ya bir iş görüşmesi için gidiyorum.

Shops are closing down due to COVID-19. > Mağazalar COVID-19 sebebiyle kapanıyor.

Leaves are fading, fall is here. > Yapraklar soluyor, sonbahar geldi.

LAPD is arresting the ones who involved in this. > LAPD bu işe karışanları tutukluyor.

He is driving so fast, I’m nervous. > Çok hızlı sürüyor, gerginim.

Cuba is sending their doctors to Italy. > Küba, doktorlarını İtalya’ya gönderiyor.

Moussa is working at weekends. > Moussa haftasonları çalışıyor.

I am not sleeping > Uyumuyorum

They are not arguing > Tartışmıyorlar.

We are not discussing the situation > Durumu tartışmıyoruz.

Bedirhan is not running > Bedirhan koşmuyor.

You are not even trying > Denemiyorsun bile.

I am not talking to you > Seninle konuşmuyorum.

Why aren’t you doing your homework? > Niye ödevini yapmıyorsun?

What are you doing? > Ne yapıyorsun?

What do you think about the new English teacher? > Yeni İngilizce öğretmeni hakkında ne düşünüyorsun?

SIMPLE PAST TENSE (GEÇMİŞ ZAMAN)

Kullanım Alanları ve Kullanımı

1-Geçmiş zamanda kesin belirli bir tarihte yapılan eylemlerde
2-Geçmiş zamanda esnek olarak belirli bir tarihte yapılan eylemlerde
3-Geçmiş zamanda tekrarlanarak yapılan eylemlerde


(+) POSİTİVE

Subject(I,You,We,They,He,She,It) + V2 + Object

I was ill last week. > Geçen hafta hastaydım

They were students last year. > Geçen yıl öğrenciydiler

We ate cihcken yesterday. > Dün tavuk yedik

I forgot my key. > Anahtarımı unuttum


(-) NEGATIVE

Subject(I,You,We,They,He,She,It) + Didn't + V1 + Object

I din’t spend the day in bed yesterday. > Dün, günü yatakta geçirmedim.

He didn’t learn English very quickly. > İngilizce’yi çok hızlı öğrenmedi.

She didn’t shot these photos for my magazine. > Bu fotoğrafları dergim için çekmedi.

His dog didn’t run away from home today. > Köpeği bugün evden kaçmadı.


(?) QUESTION

Did + Subject(I,You,We,They,He,She,It) + V1+ Object?

Did you study English for exam? > Sınav için İngilizceye çalıştın mı?

Did he swim in the swimming pool? > O yüzme havuzunda yüzdü mü?

Did you washes the dishes? > Bulaşıkları yıkadın mı?

Did they go to the doctor? > Doktora gittiler mi?


WAS/WERE


Kullanım Alanları ve Kullanımı

1-Geçmişle alakalı bir durum veya konum anlatılırken
2-Geçmiş bir zamanla ilgili konuşurken
3-Past continuous tense içerisinde yardımcı fiil olarak asıl fiil ile beraber
4-Dilek kipi olarak if ya da wish kalıplarının geçtiği cümlelerde


(+) POSİTİVE

Subject(I,He,She,It) + Was + Object

She was the hardest student in her class last semester. > O geçen sömestr sınıfının en çalışkan öğrencisiydi.

I was in Paris last month. > Geçen ay Paris’teydim.

She was once the president of the foundation. > Bir zamanlar vakfın başkanı oydu.

He was a very sporty man 20 years ago. > 20 yıl önce o çok sportif bir adamdı.


(-) NEGATIVE

Subject(I,He,She,It) + Wasn't + Object

The box was not safe. > Kutu güvenli değildi.

The weather was not rainy. > Hava yağmurlu değildi.

She was not helpful. > O yardımsever değildi.

She wasn’t at the football match. > Futbol maçında değildi.


(?) QUESTION

Was + Subject(I,He,She,It) + Object?

Was she happy for the results? > Sonuçlardan dolayı mutlu muydu?

What was her mother’s name? > Annesinin ismi neydi?

Where was the cinema? > Sinema neredeydi?

Was she at home? > O evde miydi?


(+) POSİTİVE

Subject(You,We,They) + Were + Object

They were lazy. > Onlar tembeldiler.

They were at the beach. > Onlar sahildeydi.

We were unexperienced. > Deneyimsizdik.

Their dresses were very colorful. > Elbiseleri çok renkliydi.


(-) NEGATIVE

Subject(You,We,They) + Weren't + Object

My friends weren’t bored. > Arkadaşlarım sıkıcı değildi.

They were not at the cinema. > Onlar sinemada değildi. Onlar sinemada değildi

They weren’t at the high school. > Onlar lisede değildi.

They were not happy. > Onlar mutlu değildi.


(?) QUESTION

Were + Subject(You,We,They) + Object?

Were they painters ? > Onlar resimci miydiler?

Were they at the their uncle’s house? > Amcalarının evinde miydiler?

Were they at the cinema? > Sinemada mıydılar?

Where were the keys? > Anahtarlar neredeydi?

EXAMPLES


Mustafa Kemal founded modern Turkish Republic. > Mustafa Kemal, modern Türk Cumhuriyeti’ni kurdu.

My mom sewed it for your birthday. > Annem onu senin doğum günün için dikti.

This building served as a factory 50 years ago. > Bu bina 50 yıl önce fabrika olarak hizmet veriyordu.

Apple announced their new iPhone today. > Apple bugün yeni iPhone’unu duyurdu.

Netflix became the most popular streaming service. > Netflix en popüler anlık yayın servisi oldu.

I spent the day in bed yesterday. > Dün, günü yatakta geçirdim.

He learnt English very quickly. > İngilizce’yi çok hızlı öğrendi.

She shot these photos for my magazine. > Bu fotoğrafları dergim için çekti.

His dog run away from home today. > Köpeği bugün evden kaçtı.

I didn’t sleep yesterday. > Dün uyumadım

We didn’t goto the cinema last week. > Geçen hafta sinemaya gitmedik

He didn’t play chess with me. > O benimle satranç oynamadı

I didn’t renovate this house for my grandparents. > Bu evi büyükannem ve büyükbabam için yenilemedim.

Did you forget your identity card at the office? > Sen kimlik kartını ofiste mi unuttun?

Did he shake your hand yesterday? > O dün seninle tokalaştı mı?

Did you camp at Olympos last summer? > Geçen yaz Olimpos’ta kamp kurdunuz mu?

Did they read the news about global warming? > Küresel ısınma hakkındaki haberleri okudular mı?

My baby was born today. > Bebeğim bugün doğdu.

I was not hungry but I ate a hamburger. > Aç değildim ama bir hamburger yedim.

When I came, you were not in İzmir. > Ben geldiğimde sen İzmir’de değildin.

She was not tired but she slept early.> O yorgun değildi ama erken uyudu.

Where were you last night? > Dün gece neredeydin?

When was the last time you were home? > En son ne zaman evdeydin?

How was the weather yesterday? > Dün hava nasıldı?

FUTURE TENSE (GELECEK ZAMAN)

Kullanım Alanları ve Kullanımı

1-Future Tense ile kurulan cümlelerde herhangi bir planlama ya da niyet söz konusu değildir
2-Konuşma sırasında gelecekle ilgili ani bir karar verildiğinde will yardımcı fiili kullanılır.
3-Gelecek ile ilgili tahminde bulunurken, ümit ederken ya da endişe duyarken gelecek zaman eki kullanılır.

2'YE AYRILIR;

1-Be Going To (Planlanmış Gelecek)


(+) POSİTİVE

Subject(I,You,We,They,He,She,It) + Be(Am,Is,Are)+ Going To + V1 + Object

I’m going to play football this afternoon. > Bu hafta sonu futbol oynayacağım

We’re going to have a meeting next week. > Gelecek hafta toplantı yapacağız

He’s going to study medicine at university. > Üniversitede tıp okuyacak

I am going to stay with you. > Seninle kalacağım


(-) NEGATIVE

Subject(I,You,We,They,He,She,It) + Am,Is,Are not + Going To + V1 + Object

I’m not going to go with you. > Seninle gitmeyeceğim

My father isn’t going to buy a new car. > Babam yeni bir araba almayacak

They aren’t going to stay at a hotel on holiday. > Tatilde otelde kalmayacaklar

I am not going to eat lunch. > Öğle yemeği yemeyeceğim


(?) QUESTION

Be(Am,Is,Are) + Subject(I,You,We,They,He,She,It)+ Going To + V1 + Object

Are you going to attend the conference? Yes, I am. / B: No, I’m not. > Konferansa katılacak mısın?

Is Sue going to have a party? B: Yes, she is. / B: No, she isn’t. > Sue parti verecek mi?

What are you going to do this weekend? > Bu hafta sonu ne yapacaksınız?

How long are you going to stay? > Ne kadar kalacaksınız?


2-Will (Planlanmamış Gelecek)



(+) POSİTİVE

Subject(I,You,We,They,He,She,It) + Will+ V1 + Object

I will see you tomorrow. > Ben seni yarın göreceğim.

I will go to Marmaris next week. > Ben gelecek hafta Marmaris’e gideceğim.

You will miss me in future. > Sen gelecekte beni özleyeceksin.

They will come here tonight. > Onlar bu akşam buraya gelecekler.


(-) NEGATIVE

Subject(I,You,We,They,He,She,It) + Won't+ V1 + Object

I won’t wear my suit. > Ben takım elbisemi giymeyeceğim.

They will not give you a gift. > Onlar sana hediye vermeyecekler.

My mother will not go shopping tomorrow. > Annem yarın alışverişe gitmeyecek.

I hope you will not be disappointed. > Ben umarım, sen hayal kırıklığına uğramayacaksın.


(?) QUESTION

Will + Subject(I,You,We,They,He,She,It) + V1 + Object

Will your father quit smoking? > Baban sigarayı bırakacak mı?

Will they help to their mother? > Onlar annelerine yardım edecekler mi?

Will you sign up in Facebook? > Sen Facebook’a kayıt olacak mısın?


SHALL

Kullanım Alanları ve Kullanımı

1-I ve we öznesi ile will gibi gelecekle ilgili konuşurken kullanılabilir, fakat will daha yaygındır. Shall , will gibi I’ll, we’ll olarak kısaltılabilir.
2-Yapayım mı edeyim mi anlamında teklif veya tavsiye anlamında kullanılabilir.
3-Tüm öznelerle güçlü bir niyeti veya beklentiyi ifade etmek için kullanılabilir.


(+) POSİTİVE

Subject(I,You,We,They,He,She,It) + Shall + V1 + Object

I shall go to the cinema tomorrow. > Yarın sinemaya gideceğim.

We shall go for a picnic next weekend. > Gelecek haftasonu pikniğe gideceğiz.

They shall swim next summer. > Gelecek yaz yüzecekler.

We shall play basketball in the afternoon. > Öğleden sonra basketbol oynayacağız.


(-) NEGATIVE

Subject(I,You,We,They,He,She,It) + shan’t + V1 + Object

They shan’t go to Didim next year. > Gelecek yıl Didim’e gitmeyecekler.

She shan’t stay for 2 weeks. > İki hafta kalmayacak.


(?) QUESTION

Shall + Subject(I,We) + V1 + Object

Shall we play computer games? Yes, we shall. > Bilgisayar oyunu oynayalım mı? Evet oynayalım.

Shall we go to the theatre? No, we shan’t. > Tiyatroya gidelim mi? Hayır gitmeyelim.

Where shall we go ? We can go to the cafe. > Nereye gidelim? Kafeye gidebiliriz.


EXAMPLES

I will paint my house next week. > Ben gelecek hafta evimi boyayacağım.

You will forget me next year. > Sen beni seneye unutacaksın.

My sister will sing in the rain. > Kız kardeşim yağmurda şarkı söyleyecek.

They will write letters to their friends after school. > Onlar okuldan sonra arkadaşlarına mektup yazacaklar.

He will write to you tomorrow. > O, size yarın yazacak.

She will see her aunt on Thursday. > O, halasını perşembe günü görecek.

We will go to Ankara next month. > Biz gelecek ay Ankara’ya gideceğiz.

You will have a holiday in the Summer. > Sizin yazın tatiliniz olacak.

He won’t go to the party because he needs to finish the homework for his English class. > O, partiye gitmeyecek çünkü onun İngilizce dersi için ödevini bitirmesi gerekiyor.

They won’t attend the meeting tomorrow. > Onlar yarın toplantıya katılmayacaklar.

Will you be in class tomorrow? > Sen yarın sınıfta olacak mısın?

“When will I find the love of my dreams?” sighed Snow White. > “Ben ne zaman hayallerimin aşkını bulacağım?” diye iç çekti Pamuk Prense

You are going to be a famous artist some day. > Sen bir gün ünlü bir ressam olacaksın.

She will be very happy when she finds out the truth. > O, gerçeği öğrendiğinde çok mutlu olacak.

How old will he be next month? > O, gelecek ay kaç yaşında olacak.

Team

We Are Strong Together !

Fatih BİLGİN

Sümeyye BULUT

Muhammed Ali TEDİK

Mişanur GÖKAYDIN

Bahadır GEMİCİOĞLU