WE ARE

LEARNING

ENGLİSH!

A/An

Kullanım Alanları ve Kullanımı

1-Cinsiyet ayrımı gözetmeyen a ve an kullanımında sessiz harfle başlayan kelimelerden önce a artikeli kullanılmaktadır.

a cat, a pencil, a table, a bird, a book, a dog, a school, a teacher, a doctor

2-Sesli harflerden önce kullanılan an artikeli ise yine aynı anlamda olup kendisinden sonra kullanılan kelimeleri tanımlar.

an apple, an egg, an owl, an engineer, an elephant, an orange

3-A ve an artikeli asla çoğul değildir.

Doğru kullanım > a teacher , a bird , an egg, an apple

Yanlış kullanım > a teachers ,a birds, an eggs ,an apples

4-a ve an artikeli kelimeleri tanımlamada kullanılır.

Can you give me a ruler please? > Bana bir cetvel verebilir misin, lütfen?

Can I take a cup of coffe? > Bir fincan kahve alabilir miyim?

You can read a book on holiday. > Tatilde bir kitap okuyabilirsin.

There is a cat in the garden. > Bahçede bir kedi var.

5-a ve an artikeli mesleklerden önce kullanılır.

Ali is a doctor. > Ali bir doktordur

My mother is a teacher. > Annem bir öğretmendir.

She is an engineer. > O bir mühendistir

He is an actor. > O bir aktördür

6-Irk ve din belirten isimlerden önce kullanılır.

He is a Dutchman. > O bir Hollandalıdır

Caroline is an Catholic. > Caroline bir Katoliktir.

Paul is an Englishman. > Paul bir İngilizdir.

William is an Orthodox. > William bir Ortodokstur.

7-Nesneleri insanları ve hayvanları tanımlamada kullanılır.

This is a table > Bu bir masadır

It’s an apple > O bir elmadır

That is a dog > O bir köpektir

Cem is a man > Cem bir adamdır


After SubjectHAVE HAS>>>>

HAVE HAS KULLANIMI

Kullanım Alanları ve Kullanımı

1-Birşeye sahip olmak anlamında kullanılır.
2-İlişklerde kullanılır
3-Hastalıklardan bahsederken kullanılır.
4-Karakteristik özelliklerde kullanılır


(+) POSİTİVE

Subject(I,You,We,They) + have + V1 + Object

Subject(He,She,It) + has + V1 + Object

I have finished all my works. > Tüm işlerimi bitirdim.

She has gone to the shopping mall. > O, alışveriş merkezine gitti.

They have lived İzmir for three years. > Onlar, üç yıldır İzmir’de yaşıyorlar.

He has just listened rock music in his room. > O, odasında rock müzik dinledi.


(-) NEGATIVE

Subject(I,You,We,They) + have not + V1 + Object

Subject(He,She,It) + has not + V1 + Object

I haven’t got any book. > Hiç kitabım yok.

He hasn’t got any money. > Onun hiç parası yok.

I haven’t seen Meltem since 2001. > 2001’den beri Meltem’i görmedim.


(?) QUESTION

have + Subject(I,You,We,They) + V1 + Object

has + Subject(He,She,It) + V1 + Object

Have you got a vallet? > Bir cüzdanın var mı?

Has she got a child? > Onun bir çocuğu var mı?

Have you ever read War and Peace? > Savaş ve Barış’ı okudun mu?

Haven’t you gone too far? > Çok uzağa gitmedin mi?

Have you ever seen any rainbow? > Daha önce gökkuşağı gördün mü?

Has it been started the race? > Yarış başladı mı?

DEMONSTRATIVE PRONOUNS

Kullanım Alanları ve Kullanımı

1-This (–Bu) : Yakınımızda bulunan tekil bir şeyi göstermek için kullanılır.
2-That (-Şu) : Uzağımızda bulunan şeyleri göstermek işin veya konuşma esnasında O /şu ev demek için kullanılır.
3-These (–Bunlar) : This zamirinin çoğul halidir ve yakınımızda bulunan çoğul şeyleri belirtmek için kullanılır.
4-Those (–Şunlar) : That zamirinin çoğul halidir ve uzağımızda bulunan çoğul şeyleri veya konuşma esnasında O/şu arabalar demek için kullanılır.

EXAMPLES


This is my computer. > Bu benim bilgisayarım.

That is my father’s car and that is my aunt’s car. > Şu babamın ,şuda teyzemin arabasıdır.

These are my books Bunlar benim kitaplarımdır. > Those are your pencils Şunlar senin kalemlerindir.

This computer is faster. > Bu bilgisayar daha hızlıdır.

This teacher is my favourite. > Bu öğretmen benim favorimdir.

My father gave me this. > Babam bana bunu verdi.

Is this yours? > Bu senin mi?

This is not a good offer. > Bu iyi bir teklif değil.

That is a nice cell phone. > O, güzel bir cep telefonudur.

That is old. > O eskidir.

That is my hobby. > O benim hobimdir.

I hate that movie. > Ben o filmden nefret ederim.

She is in that house. > O, o evdedir.

These pencils are of low quality. > Bu kalemler kalitesizdir.

These girls are the most hardworking students of the school. > Bu kızlar okulun en çalışkan kızlarıdır.

These are some great chairs. > Bunlar harika sandalyelerdir.

David loves these stories. > David bu hikayeleri sever.

We have these stuff. > Biz bu malzemelere sahibiz.

Those writers are siblings. > Bu yazarlar kardeştir.

Those were bad times. > Onlar kötü zamanlardı.

Those are my eye-glasses. > Şunlar benim gözlüklerimdir.

Those characters are very similar. > Şu karakterler çok benzerdir.

Those experinces were neeeded. > Şu tecrübeler gerekliydi.

In/On/At

Kullanım Alanları ve Kullanımı


IN KULLANIMI

1-In edatı, belli bir zaman periyodunu anlatmak için sıklıkla tercih edilir.

2-Haftalardan bahsederken ‘in’ kullanılır. (weeks)
in 3 weeks > 3 haftada/ 3 hafta içinde

3-Aylardan bahsederken ayların önüne ‘in’ getirilir. (months)
in December > Aralık’ta/ Aralık ayında

4-Yıllardan bahsederken yılın önüne ‘in’ gelir. (years)
in 1990 > 1990’da

5-Mevsimlerden bahsederken hangi mevsimse onun önüne ‘in’ gelir. (seasons)
in winter > Kışın/Kış mevsiminde

6-Yüzyıl (asır) ve çağlardan bahsederken ‘in’ kullanılır. (centuries, ages)
in 18th century > 18. Yüzyılda

7-Günün üç vaktini anlatırken ‘in’ kullanılır.

in the morning > Sabah/ Sabahleyin/ Sabah vakti,
in the afternoon > Öğlen/ Öğlenleyin/ Öğlen vakti
in the evening > Akşam/ Akşamleyin/ Akşam vakti

Kalıplaşmış bazı durumlar;

in the future > Gelecekte,
in the past > Geçmişte,
in a few days > Birkaç gün içinde


ON KULLANIMI

1-‘On’ edatı, tarih ve günleri anlatırken sıklıkla kullanılır.

2-Günlerden önce ‘on’ edatı gelir. (days)
on Fridays > Cumaları/ Cuma günleri

3-Tarihlerden önce gelir.
on January 21 > 21 Ocak günü/ 21 Ocak’ta

4-Günün bölümlerinden bahsederken belli bir günün belli bir vaktini anlatmak için ‘on’ kullanılır.
on Sunday morning > Pazar sabahı

Bazı özel günleri anlatmak için ‘on’ edatı tercih edilir;

On my birthday > Doğum günümde,
On New Year’s Eve > Yeni yıl arifesinde,
On Christmas Day > Noel Günü’nde


AT KULLANIMI

1-‘at’ edatı, kesin bir zaman dilimini anlatmak için tercih edilir.

2-Kesin bir saati belirtmek için ‘at’ yapısı kullanılır.
at 6 o’clock > Saat 6’da

3-Gün içerisindeki belli bir zaman dilimi anlatılmak istenildiğinde tercih edilir.
at night > Gece

4-Bazı özel kutlama günlerinden önce ‘at’ gelir.
at Christmas > Noel’de

5-Kesin bir zaman dilimi varsa bunun önüne ‘at’ gelir.

at sunset > Gün batımında
at sunrise > Gün doğumunda
at dinner time > Akşam yemeği vakti,
at breakfast time > Kahvaltı zamanında

At’ yapısının kullanıldığı bazı kalıplar;

At the same time > Aynı zamanda,
At the moment > Şu anda
At present > Şu anda/ Şimdi
At the weekend > Hafta sonund

COMPARATIVE ADJECTIVES

Kullanım Alanları ve Kullanımı

1-Comparative adjectives ise ‘karşılaştırma sıfatları’ olarak tanımlanır.

2-Karşılaştırma sıfatları; birden fazla kişiyi, nesneyi, hayvanı kısacası herhangi birden azla şeyi kıyaslamak, karşılaştırmak ve mukayese etmek amacı ile kullanılırlar.

3-Eğer sıfat tek heceliyse sıfatın sonuna ‘-er’ takısı gelir.
Longer, bigger, smaller

4-Eğer sıfat 2 heceli ancak sonu -y harfi ile bitiyorsa -y harfi düşer, sıfatın sonuna ‘-ier’ takısı gelir.
Happy > happier

5-Eğer sıfat 2 veya daha çok heceli ise sıfata ek gelmez, sıfattan önce ‘more’ kelimesi gelir.
More expensive

6-İstisnalar

Good – Better
Bad – Worse
Far – Farther ya da Further
Little – Less

Subject(I,You,We,They,He,She,It) + V1 + Adjective + Than + Object


EXAMPLES


John is taller than Jane. > John Jane’den daha uzun.

That film was nicer than this. > O film bundan daha hoştu.

He is more popular than his friends. > O arkadaşlarından daha popüler.

This car is more expensive than the other car. > Bu araba diğer arabadan daha pahalı.

A stone is bigger than a pebble. > Bir taş bir çakıl taşından daha büyüktür.

Summer is hotter than winter. > Yaz kıştan daha sıcaktır.

A cat is slower than a cheetah. > Bir kedi bir çitadan daha yavaştır.

Mr. Smith is older than Mr. Johns. > Bay Smith, Bay Johns’dan daha yaşlı.

I am better than you. > Ben senden daha iyiyim.

She is stronger than him. > O ondan daha güçlü.

My dog is faster than yours. > Benim köpeğim seninkinden daha hızlı.

Her hair is darker than Jane’s. > Onun saçı Jane’inkinden daha koyu.

Team

We Are Strong Together !

Fatih BİLGİN

Sümeyye BULUT

Muhammed Ali TEDİK

Mişanur GÖKAYDIN

Bahadır GEMİCİOĞLU